diğerleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diğerleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ocak, 2010

IHLAMUR ÇAYI

Soğuk kış günleri için ve soğuk algınlığı için güzel bir çay, ıhlamur sevenler yada benim gibi sevmeyenler de özellikle denemeli, çünki içindeki malzemeler ıhlamurun baskın aromasını değiştiriyor, ve tadı çok çok daha güzel oluyor..

MALZEMELER;
Ihlamur , 2 dilim limon,
yarım elmanın kabuğu
iki dilim ayvanın kabuğu
kuru nane, karanfil

HAZIRLANIŞI;
Tüm malzemeri yıkayıp bir cezve içine yada, fazla yapacaksanız küçük bir tencere içine koyup su ekleyin ve kaynatın, iyice kaynayan çayı, süzgeçden geçirerek bardaklara dökün küçük bir parça limon ve 1-2 kesme şeker ile sıcak olarak servis edin, afiyet olsun..

28 Ocak, 2010

PATATES SALATASI

MALZEMELER ;
2 Adet orta boy patates
1 adet soğan
1 adet domates
2 adet yeşil biber
2 yaprak kıvırcık
maydanoz, cherry domates
limon, zeytinyağı, tuz, isot

YAPILIŞI ;
Patatesleri haşlayın ve soğutun..
Kabuğu alınan soğanı ortadan bölüp kesme tahtasına alın ince kıyın, bir kap su içinde yıkayın suyunu süzüp salata tabağına alın, patatesleri doğrayıp soğanların üzerine ekleyin, kıvırcık, biber ve domateside doğrayıp tabağa ekleyin, en üstünede doğranmış amaydanoz ve cherry domates ile süsleyin, limon zeytinyağı tuz ve isot serpiştirin, afiyet olsun..

26 Aralık, 2009

KAŞARLI SOSİSLER

kahvaltı sofraları için kolayca hazırlanan bir lezzet paylaşmak istiyorum..
Sosisleri doğruyoruz, sıvı yağ ekleyip kısık ateşte sürekli karıştırarak pişiriyoruz, ocağı söndrünce, üzerlerine ince kesilmiş, kaşar peyniri atıp kapağını kapatıyoruz, 1-2 dk sonra kapak açıldığında bu görüntü çıkıyor ve çokda lezzetli.. afiyet olsun..
Not; tost-luk yumuşak kaşar peyniri anında eriyip tavaya yapışır sertleşir ki resimdekine de benzemez, o nedenle biraz sert olmalı..

MEVSİM SALATASI


MALZEMELER ;
kıvırcık , roka , havuç, kırmızı lahana, salatalık, limon, yağ, tuz

HAZIRLANIŞI ;
tüm malzemeleri iyice yıkıyoruz bol suda en önemlisi bol suda yıkamaktır unutmayın, kırmızı lahanın içinde toprak kum çamur olmaz! olur diyen yanılır.. sadece üst yaprağını yıkarız ama ben atıyorum üst yaprağını daha iyi bence.. hepsi birlikte yapılınca işte resimde gördüğünüz gibi mükemmel bir salata, ve çokda faydalı.. afiyet olsun..

23 Eylül, 2009

TURŞU

MALZEMELER ;
acur, kelek, biber, salatalık
1 çay bardağı sirke,
1 çay bardağı tuz
salamura yaprak
YAPILIŞI;
Toplamı 2 kilo gelecek malzemeler için; tüm malzemeleri yıkayın, hepsine birer defa çatal batırarak delin,malzemeleri alıcak büyüklükte bir kavanozun içine (yaprak hariç) hepsini doldurun. Bir kabın içine kavanozu dolduracak ölcüde su koyun, sirkeyi ve tuzu katarak iyice karıştırın, bu karışımı kavanozun içine boşaltın (su,üzerlerini örtecek kadar olacak)en üstüne de 8-10 tane salamura yaprak örtün ve kavanozu sıkıca kapatın... en az 10 gün bekledikten sonra turşunuz hazır, afiyet olsun..

16 Eylül, 2009

HAVUÇLU ROKA SALATASI

MALZEMELER ;
Roka
havuç
domates
tuz, zeytinyağı

YAPILIŞI ;
Rokaları bol suda yıkayın, ve ince kıyın. servis ediceğiniz tabağa alın, havucu da soyup rendeleyin ve rokaların ortasına koyun, domatesleride küçük parçalarda doğrayın, havuçların kenarlarına dizin, üzerine limon tuz vede zeytinyağı ekleyip servis edin, afiyet olsun..

17 Ağustos, 2009

SİRKELİ BİBER


MALZEMELER ;
yarım kilo sivri biber
1 çay bardağı sirke
yarım çay bardağı sıvı yağ
3 diş sarımsak
1 tatlı kaşığı tuz

YAPILIŞI ;
Biberleri yıkayın ve herbirine bir bıçak ile boylamasına çizik atın, tencereye alın üzerlerini örtecek kadar su ilave edin biraz yumuşayıncaya kadar haşlayın.. haşlanan biberlerin suyunu süzüp soğuk su ilave ederek soğumasını sağlayın.. tekrar suyunu süzerek ayrı bir kaba alın içine sirke, sıvı yağ, tuz ve (iyice dövülmüş) sarımsağıda ekleyip harmanlayın. Karışımı bir kavanoz içine dökün ve elinizle üzerlerine biraz bastırın kapağını kapatın buzdolabında 4 - 5 saat, yada (benim tavsiyem) 1 gün bekletin, yemeklerin yanında servis edin, afiyet olsun..

15 Ağustos, 2009

BULGUR PİLAVI

MALZEMELER ;
1buçuk kase bulgur
200 gr. kıyma
1 büyük boy patates
1 adet patlıcan
1 baş soğan
1 adet domates
1 çorba kaşığı salça
1 çorba kaşığı sıvı yağ
50 gr. margarin yağ
tuz, isot

YAPILIŞI ;
Bulguru iyice yıkayın bir kab içine alın..
patateslerin kabuklarını soyup küp şeklinde (bir kap su içine )doğrayı, patlıcanlarıda şerit olarak soyun (bir kap tuzlu su içine) küp şeklinde doğrayın, domatesleride kabuklarından ayırıp aynı şekilde doğrayın...
Tencereye margarini ve ince kıydığınız soğanları atın kısık ateşte biraz kavurun sonra içine hazırladığınız patatesleri atın ve kıymayı, sıvı yağınıda ekleyip kavurun en son olarak, patlıcanları , domates, salça, tuz isot, ekleyin harmanlayın son olarakda bulguru ekleyin 2 kase sıcak su ilave edin kapağını kapatın, kısık ateşte pişirin, afiyet olsun..

14 Ağustos, 2009

VİŞNE KOMPOSTO

MALZEMELER ;
1 kg vişne
1buçuk kase şeker
5 su bardağı su

YAPILIŞI ;
vişneleri saplarından ayırın yıkayın, tencere alıp suyu ekleyin ocağı yakın kaynayınca ocağı kısın, vişnelerin üzerlerinde çizgiler belirene dek kaynatın, şekeri ekleyin 5 dk daha kaynatıp ocağı söndürün, benmari üsülünde soğutup buzdolabına kaldırın soğuk olarak servis edin, afiyet olsun..

Benmari üsülü ; (sıcak suda ısıtma yada soğuk suda soğutma yöntemi) Geniş ve derin bir kap, yarısına kadar soğuk su ile doldurulur daha çabuk soğutma sağlamak için, içine buz da atılabilir, ve sıcak olan tencere bu suyun içine oturtulur bu şekilde çabuk bir soğuma sağlanır..

11 Ağustos, 2009

TÜRK KAHVESİ

YEMEKLERİN ÜSTÜNE DE BİR FİNCAN KAHVE
ÇOK İYİ GİDİYOR HANİ ;)
'Siyah inci' yada 'Müslümanların şarabı' olarak nitelendirilen kahve hakkında birçok araştırma yapılmış fakat kesin sonuca ulaşılamamış.. Bazı rivayetlere göre kahve ağacını ilk farkeden ve kahveyi bulan kişinin Habeşistan'lı bir çoban olduğu söylenmekte.. Başka bir rivayete göre bu çobanın kahve ağacını bir arap şeyhine anlatması ve şeyh in kahveyi bir içecek haline getirdiği söylenmekte.. Birbaşka rivayete göre de hz. Muhammet hastalanır, yatak döşek yatmak zorunda kalır. Halsiz ve bitkin düşer yapılan tedavilerde sonuç vermez. durumu kötüye giderken Cebrail Aleyhisselam elinde dumanlar çıkmakta olan bir tasla çıka gelir. Peygamberimiz bu koyu renkli sıcak sıvıyı içince kısa zamanda iyileşir. bu sıcak su kahveden başka bişey değildir..
Kahve aslında kiraz gibi kırmızı bir meyvedir. Kahve ağaçları bol yağış alan, sıcak iklimlerde yetişir. Tropikal bölge bu bakımdan idealdir. Brezilya, Kolombiya, Venezuella, Meksika ile Kenya, Angola, Fildişi Sahili, Etiyopya, Endonezya.. başlıca kahve üretici ülkelerdir..

Kanuni Sultan Süleyman döneminde 1517'De, Yemen Valisi Özdemir Paşa, Yemen'de içtiği ve çok sevdiği kahveyi İstanbul'a getirdi. Kahve kısa zamanda itibarlı bir içecek olarak saray mutfağında yerini aldı ve büyük ilgi gördü. Saray görevleri arasına 'kahvecibaşı' adında bir de rütbe eklendi. Padişahın ya da bağlı olduğu devlet büyüğünün kahvesini pişirmekle görevli olan kahvecibaşı, sadık ve sır tutmasını bilenler arasından seçilirdi. Osmanlı tarihinde kahvecibaşılıktan sadrazamlığa yükselenlere bile rastlandı. Saraydan konaklara ardından evlere giren kahve, İstanbul halkının kısa sürede tutkunu olduğu bir lezzet haline geldi.Satın alınan çiğ kahve çekirdekleri tavalarda kavrulup, dibeklerde dövüldükten sonra cezvelerde pişiriliyordu.
Kahve kültürümüzün ayrılmaz pir parçası olmuştur yüzyıllar içinde. Ata sözlerimize, deyimlerimize, manilerimize girmiştir: Kahvelerim pişti gel, [ Köpüklerim taştı gel, İyi günüm dostları, Kötü günüm geçti gel.. ]

[ Kahveyi pişir dursun, Koy fincana durulsun, Bize böyle edenler, Sol böğründen vurulsun.. ] vs..
Ve tabiki KURU KAHVECİ MEHMETEFENDİ, hakkında biraz yazmak istiyorum; 1857'de İstanbul Fatih'te doğan Mehmet Efendi, Süleymaniye Medresesi'nde eğitim gördükten sonra babasının dükkânında çalışmaya başladı. 1871 yılında işin başına geçen Mehmet Efendi, çiğ kahveyi kavurup dibeklerde öğüterek müşterilerine hazır olarak satmaya başladı. Böylece İstanbul Tahmis Sokakta taze kavrulmuş, mis gibi kahvenin kokusu da çevreye yayıldı. Kahveyi öğüterek ilk kez hazır olarak kahveseverlere sunan Mehmet Efendi, bu yenilik ve müşterilerine sağladığı kolaylıkla kısa sürede tanınarak "Kurukahveci Mehmet Efendi" diye anılmaya başlandı. 1871 yılından bu yana Kurukahveci Mehmet Efendi , bu zanaatı ustalık, bilgi, tecrübe ve inceliklerle babadan oğula ustadan çırağa aktarmaya devam ediyor...
Kahveyi taze tutmak için ; kahve (kendi paketi ile) bir poşete konulur sıkıca bağlanır ve sıkı kapaklı bir kavanoza konup buzdolabında saklanır, böylece kahve uzun süre tazeliğini korumuş olur..
Yapılışı ; bir fincan için cezveye iki çay kaşığı, taze kahve, bir buçuk kesme şeker,bir fincan soğuk su eklenir kısık ateş üstünde tutulur az ılıyınca karıştırılır, ve sonra bir kaşıkla köpüğü fincana alınır sonra çok kısık ateşte bir taşım daha kaynatılır ve fincanlara alınır yanında bir bardak su ile servis edilir.. Bence bu lezzete (bitter) çikolata çok yakışıyor..
Not ; açık ateşte tutarsanız yada fazla kaynatırsanız , yada kahve taze değilse ekşi bir tat alır.. bu nedenle bol köpüklü lezzetli bir kahve hazırlamak çok zor olmasada kolay da değildir.. En güzeli mangal közünün üstünde bakır cezvede pişirilen kahvedir...

PİRİNÇ PİLAVI


MALZEMELER ;
1buçuk kase pirinç
bir yemek kaşığı arpa şehriye
50 gr margarinn yağ
3 kase sıcak su
1buçuk tatlı kaşığı tuz
YAPILIŞI ;
pirinci bir süzgece alın ve bol suda yıkayın.yayvan bir tencere içine margarini ve arpa şehriyeyi ekleyip pembeleşene kadar biraz kavurun daha sonra (suyu iyice süzülen) pirinçleri ve tuzunu ekleyin (kısık ateşte) bir miktar kavurun.sıcak suyu ekleyin tencerenin kapağını kapatın suyu çekinceye kadar (kısık ateşte) pişirin afiyet olsun..